DOĞUM SONRASI DEPRESYONLU ANNELERİN ÇOCUKLARI

DOĞUM SONRASI DEPRESYONLU ANNELERİN ÇOCUKLARI
Doğum sonrası depresyon saptanan annenin bebeğine zarar verme riskini değerlendirmek son derece önemlidir. Depresif annelerin %41’inin bebeklerine zarar vermeye yönelik düşünceler taşıdıkları rapor edilmiştir. Rapor edilenlerin yarısı geçici düşünceler düzeyinde kalırken , %21 tekrarlayan düşünceler şeklindedir. Bu düşünceleri sorgulamak gereklidir. Obsesyonel düşüncelerle de sık karşılaşılır. Bunlar kontrol etme obsesyonu ile ilişkilidir ve agresif bir yapı gösterir.

Doğum sonrası depresyon saptanan kadınların bebeklerinin bilişsel ve duygusal gelişimlerinin olumsuz yönde etkilendiği günümüzde belgelenmiştir. Sinclar ve Murray tarafından çocukların okul çağına geldiği dönemde yapılan değerlendirme sonucunda daha fazla davranış bozukluğu gösterdikleri, bu etkinin düşük sosyal sınıfa ait ailelerin erkek çocuklarında daha belirgin olduğu ortaya çıkmıştır. Aynı çocukların yaratıcı oyunlar yerine basit fiziksel oyunları seçtiği, oyunda diğer çocuklardan gelen sosyal girişimlere olumsuz yanıt verdiği belirlenmiştir. Doğum sonrası depresyonun çocukların uyum yeteneği üzerine olumsuz etkiler yaptığı bilinmekle birlikte, genel psişik uyum süreçleri önemlidir. Bozukluğa yakalananların çoğunda daha önce psikiyatrik hastalık tanımlanmazken, olasılığın en yüksek olduğu grup; bipolar bozukluk öyküsü olanlar, daha önce doğum sonrası psikiyatrik bozukluk geçirmiş kişiler ve ailede doğum sonrası psikiyatrik bozukluk öyküsü bulunanlardır. Bozukluk tüm gebeliklerin % 0,1-0,2’sinde ortaya çıkar, sonraki doğumlarda yineleme riski 1/3 olduğu bildirilmektedir.
Doğum sonrası psikozda östrojenlerin MSS de dopaminerjik geçişi etkilediği gösterilmiştir. Doğumdan sonra bunların hızla düşmesi, predispoze kadınlarda psikoz ataklarından sorumlu olabileceği görüşü vardır.
Manik belirtiler sıktır. Tipik belirtiler arasında ajitasyon, huzursuzluk ve öforinin de gözlendiği oynak duygu durum, uyuyamama, ağlama nöbetleri, konfüzyon sayılabilir. Belirtileri  bebekle ilgilidir.
Tedavi  uygulanmayanların %10 kadarında özkıyım ve bebeğini öldürme görülür. Obsesyonlar sıktır ve genelde bebeğini öldürme veya zarar verme dürtüsü çevresinde odaklanır

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.